Konya'da Aktif İşadamları Derneği (AKTİSAD) tarafından organize edilen program büyük ilgi gördü. Salonda yer bulamayan vatandaşlar, konferansı dışarıda dinlemek durumunda kaldı. Konferans geçilmeden önce şehitler için bir dakikalık saygı duruşundan sonra 2 bine yakın davetli hep bir ağızdan istiklal marşını gür bir sesle okudu.
Konferansta Çanakkale Zaferi'nin önemini ve günümüzdeki yankılarını anlatan Uğurluel, Osmanlı'nın torunları olan bu milletin, hala çocuklarına Gazanfer, Muzaffer ve Mücahit isimlerini verdiğini söyledi. Tarihçi-Yazar Talha Uğurluel, Çanakkale Zaferi'nin dünyaya örnek olduğunu belirterek, "Bir yaralı asker, öleceğini anladığında kendisine 3 gün sonra getirilen bir parça ekmeği geri çevirerek, (Bunu başkasına verin. Ben zaten ölüyorum. Bari yaşayacak biri yesin de düşmana karşı savaşsın) diyordu. İşte Çanakkale Zaferi'ni kazandıran bu inançtı." dedi
Çanakkale'deki şehit sayısı konusunda hala yanlış tartışmaların yaşandığını vurgulayan Talha Uğurluel, "Türkiye'de 1999 depreminde bile resmi ve halk arasında ifade edilen rakamlar arasında çelişki varken, 1915 yılında cereyan eden bir savaşta rakamlar nasıl tam olsun. Künyesiz şehit olan insanımızı saymayacaksınız evet Çanakkale'de sizin dediğiniz kadar insan ölmüştür. Oysa Çanakkale'yi gezen ve görenler bilir. Siperlerin arasının 5 metreye kadar düştüğünü gören herkes Çanakkale'deki şehitlerin sayısını bilir. Çanakkale bir tarihtir ve maalesef tarihimizi hele hele yakın tarihimizi bilememekteyiz veya bize unutturulmaya çalışılıyor." ifadelerini kullandı.
Anlattıklarını sinevizyonla destekleyen Tarihçi-yazar Talha Uğurluel, 1917 yılından itibaren Osmanlı'nın bırakmak ve çekilmek zorunda kaldığı yerlerde maalesef hala gözyaşı ve kan olduğunu belirtti.
Çanakkale'de sayılamayacak kadar merhamet örneği görüldüğünün altını çizen Uğurluel, "Düşmanın kendi ağzından itirafları var. Bakın bir düşman askeri ne diyor, 'Biz Osmanlı askerlerini rehin alınca bir yere kapattık. Daha sonra yaktık. Ama ben esir düşünce bizi güvenli bir yere aldılar. Savaş bitinceye kadar top oynadık'. Bizim askerimiz ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor; 'Çanakkale Savaşı'nda biz düşmanın Paskalya şenliklerinde 3 gün tek bir kurşun sıkmadık. Ama onlar bizim ramazan ve kurban bayramlarımızda bile top ve mermi yağdırdılar. Sargıyeri mevkiimiz hastaların tedaviye çalışıldığı bir yerdi. Düşman, bile bile 28 Haziran 1915'te buraya top ve mermi yağdırdı. 18 bin yaralı insanımız şehit düştü'. İşte bizim şanlı ecdadımızın farkı burada." diye konuştu.
(CİHAN)

