TBMM
TBMM Genel Kurulu'nda, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi, benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi.
Genel Kurulda kabul edilen Danışma Kurulu önerisiyle siyasi partilerin, okul saldırılarının nedenlerini araştırmak ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına yönelik önergeleri birleştirilerek görüşüldü.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarının münferit olaylar şeklinde görülemeyeceğini söyledi.
Ahlakın zayıfladığı, sorumluluk bilincinin aşındığı bir zeminde disiplinin tek başına çözüm üretmeyeceğini dile getiren Kaya, maneviyatla beslenmeyen bir eğitim anlayışının eksik kalmaya mahkum olduğunu ifade etti.
Ailenin güçlendirilmesinin önemini vurgulayan Kaya, "Bir çocuk risk altına girdiğinde bunu fark eden bir sistemimiz olmalı. Bir çocuk şiddete eğilim gösterdiğinde onu yönlendirecek bir mekanizmamızın olması lazım. Bir çocuk, 'Ben iyi değilim.' dediğinde onu gerçekten duyan bir kulak olmalı, onu hisseden bir yürek olmalı. Bizim sorunumuz tam olarak bunların eksikliğidir." diye konuştu.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenlerin isimlerini okuyarak, her biri adına kürsüye karanfil bıraktı.
Televizyon kanallarındaki dizilerde şiddet sahnelerinin gösterilmesini eleştiren Öztunç, "Bu bir milli güvenlik sorunudur, bu işin siyaseti yok. Bu, yeni nesil bir sorundur. Sosyal medya kontrol altına alınmalı ve bir araştırma da yapılmalı, istihbarat örgütleri acaba buradan mı giriyorlar? istihbarat örgütleri her türlü filmi çevirebilirler." değerlendirmesinde bulundu.
Çocukların isimlerinin sokağa, caddeye, okullara verilerek adlarının yaşatılmasını isteyen Öztunç, konuşmasının son bölümünde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulundu.
"Yasakları değil, tedbirleri konuşmalıyız"
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, bir çocuk için evinden sonra en güvenli yer olması gereken okulların, kanlı saldırılarla anılmasının zihinlerin ve vicdanların tahammül edebileceği sınırları aştığını söyledi.
Bugünkü durumun devleti daha dikkatli, aileyi daha bilinçli, okulu daha donanımlı, toplumu daha sorumlu kılması gerektiğini aktaran Karakoç, "Bu mesele aile, sağlık, hukuk siyasetidir, dijital güvenlik, kültür, şehir hayatı ve nihayetinde milli güvenlik meselesidir. Burada sertlikten önce ferasete ihtiyaç vardır. Yasaktan önce ölçüye, cezadan önce önleyici akla, müdahaleden önce erken uyarıya ihtiyaç vardır." ifadelerini kullandı.
Teknolojinin insan haysiyetine, çocuk masumiyetine, aile düzenine ve toplum huzuruna uygun bir ölçüye kavuşturulması gerektiğini belirten Karakoç, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak teknolojiye değil, kontrolsüzlüğe karşıyız. Sanal aleme değil, başıboşluğa karşıyız. Sosyal medyaya değil, ahlaki çoraklaşmaya karşıyız. Çocuklarımızı sahipsiz, ailelerimizi sohbetsiz, arkadaşlıkları atıl bırakan dijital karmaşaya karşıyız. Bu nedenle, yasakları değil, tedbirleri konuşmalıyız. Sonuçlar üzerinden gündem yaratmak yerine sebepleri ve süreçleri tartışıp çözüm üreten bir anlayış benimsiyoruz." açıklamasında bulundu.
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, siyasetin sözünün, adaletin tavrının, Meclis'in çözüm üretme kapasitesinin ve cesaretinin toplum üzerindeki etkisinin görülmesi gerektiğine işaret etti.
Siverek ve Kahramanmaraş'ta ortaya çıkan şiddeti "dikkatle okunması gereken çok önemli bir toplumsal olay" şeklinde tanımlayan Altın, "Bu durum, yaşamın birçok yerinde farklı yüzlerle karşımıza çıkan toplumsal çözülmenin, bir çöküntünün yansımasıdır. Çoğunluğun aklına ilk gelen ve bir sırra ermişçesine önerilen yasak, duvar, polis ve hapis dörtlüsü de sorunu, halının altına süpürmekten başka bir şeye hizmet etmeyecektir." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, tedbir almanın, felaketi öngörüp, başa gelmeden caydırıcılık üretebilmek olduğunu söyledi.
"Mesele, okul kapılarına bekçi, polis, jandarma dikmek değildir, detektör, kamera, x-ray ihalesi açmak, kovalamak değildir." diyen Poyraz, "Konu, salt mekan güvenliği değil, evlatlarımızın içine sürüklendiği sosyal, dijital ve ahlaki iklimdir." değerlendirmesinde bulundu.
Çocukların, içine kapandığını, yalnızlık, çaresizlik, değersizlik duygusuyla büyüdüğünü dile getiren Poyraz, şiddetin artık anlık bir cinnet hali ve sapma değil, kendini ifade biçimi şeklinde ortaya çıktığını kaydetti.
"Ekosistemin bütün parçaları üzerinden tartışmalıyız"
AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, yaşanan olayların, akademisyenlere ve siyasetçilere, karşı karşıya kalınan sorunu derinlemesine bir şekilde sorgulama ve analiz etme görevi yüklediğini bildirdi.
Meselenin yalnızca okul güvenliği açısından tartışılmasının yanılgıya düşüreceğini ifade eden Maviş, "Okulu, öğretmeni, disiplin sistemimizi elbette sorgulayalım ama aileyi, sosyal çevreyi, sanal ortamları, modernizmin yol açtığı derin psikolojik ve sosyolojik sorunları da bununla birlikte tartışmalıyız." dedi.
Çok katmanlı bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını ve bu sorunun çok boyutlu tartışılması gerektiğini dile getiren Maviş, "Bu sorun tartışılırken bir eğitim ekosisteminin ürettiği sonuçları, bu ekosistemin bütün parçaları üzerinden tartışmalıyız. Sorun sadece okul kapısına x-ray cihazı kurmak değil okulu, aileyi, toplumu, öğrenciyi ve öğretmeni yani ekosistemi dönüştürmekten geçmektedir." diye konuştu.
Birtakım diziler, gündüz kuşağı programları, şiddet özentisine yol açan birtakım filmlerin de gözden geçirilmesini isteyen Maviş, şunları kaydetti:
"Bazı film ve dizilerde ahlakın yerine raconun, hukukun yerine intikam ve öç alma duygusunun onurlu bir şeymiş gibi takdim edilmesi şiddeti estetize etmektedir, devleti ve hukuku işlevsiz göstermektedir. Şiddetin giderek özendirici bir görünürlük kazanması, mafyatik tiplerin olumlu bir imajla sunulması oldukça tehlikelidir. Bu, zorbalığın ve güç gösterisinin ödüllendirilmesi anlamına gelmektedir. Şiddet ve zorbalık prestijli bir taklit ögesi haline dönüşmektedir."
Genel Kurulda, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi, benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi.
22 üyeden oluşacak komisyonun çalışma süresi 3 ay olacak ve gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilecek. Komisyonun üyeleri daha sonra belirlenecek.
AA