Karadeniz denilince mavisi yeşili ve coşkun akan dereleri akla geliyor. Coşkun akan dereler üzerine kurulu su değirmenleri ise gelişen teknolojiye inat Karadeniz insanına hizmet etmeye devam ediyor. Su değirmeninde öğütülmüş undan yapılan mısır ekmeğinin lezzetinin yeri Karadeniz insanı için çok önemli bir anlam taşıyor. Trabzon'un Of ilçesinde eskiden dere geçen her köyde dönen su değirmenlerinin taşı şimdilerde sadece Kıyıcık, Taşhanpazarı, Bölümlü, Çataldere, Ballıca belde ve köylerinde dönüyor. Şairlere bile ilham olan su değirmenlerinin bakım ve onarımını belediyeler ile hayırsever vatandaşlar yapıyor. Değirmenlerde ise ücret alınmadan her vatandaş faydalanabiliyor.
Kıyıcık'taki değirmenin başında mısır unu öğüten Emine Tellioğlu (57), çocukluğunda değirmende sıra kapmak için gece yarısı değirmene geldiklerini hatırlatıyor. Tellioğlu, 'Değirmene ilk giden sırayı alır' diye atasözünün bile olduğunu vurgulayarak, su değirmeni ile öğütülen undan yapılan ekmek, muhlama, lahana çorbasının lezzetinin bir başka olduğunu belirtiyor. Emine Tellioğlu, "Elektrikle çalışan değirmenler unu yakıyor, su değirmeni ise yavaş yavaş döndüğü için tam kıvamında mısırı un haline getiriyor. O yüzden su değirmeni ile öğütülen unla yapılan, ekmek, muhlama ve lahana çorbası çok lezzetli oluyor." diyor. (CİHAN)
