Akdeniz Üniversitesi bünyesinde 19 yıl önce açılan, ancak önceki üç rektör döneminde faaliyete geçirilmeyen ilahiyat fakültesinin temeli nihayet atıldı.Temel atma törenine katılan TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türk üniversitelerinden yeni İbn-i Sinalar, Ali Kuşçular, Farabiler, Akşemsettinler yetiştirmesini beklediklerini söyledi. Şahin, üniversitelerin yakın zamanda bu hedefe ulaşacaklarına olan inancını dile getirdi. Kuruluşu 1992’de yapılan, bugüne kadar 3 rektör eskitmesine rağmen bir türlü faaliyete geçirilemeyen Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin temeli TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de katıldığı törenle atıldı. Fakülte ile birlikte uygulama caminin de temeli atıldı. Antalya’da 40 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Antalya İlahiyat Fakültesi Yapılmasını Destekleme Derneği tarafından yaptırılacak inşaata ilk harcı koyan TBMM Başkanı Şahin, Akdeniz Üniversitesi’nin her geçen gün biraz daha geliştiğini görmekten bahtiyarlık duyduğunu ifade etti. Üniversitelerin ülkelerin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan yetiştirmektir, o ülkenin kalkınmasına hizmet etmek ve milletler arası yarışta ülkelerin geri kalmamasını sağlamak olduğunu ifade ederek, Akdeniz Üniversitesi’nin bu üçünü de yerine getirdiğini kaydetti. Vakıf üniversiteleriyle birlikte Türkiye’deki üniversite sayısının 156’ya yükseldiğini anlatan Şahin, Türk üniversitelerinden yeni İbn-i Sinalar, Ali Kuşçular, Farabiler, Akşemsettinler yetiştirmesini beklediklerini söyledi. Şahin, üniversitelerin yakın zamanda bu hedefe ulaşacaklarına olan inancını dile getirdi. Bilim alanında maddenin mana, mananın da madde ile desteklenmesi gerektiğine işaret eden Şahin, “Madde ile desteklenmeyen kupkuru maneviyat hiçbir şey yapamaz, acizdir. Maneviyat olmadan da maddiyat ölüdür. Ne maddiyatı ne de maneviyatı ihmal etmeyeceğiz. Kalkınmada madde ile mana iki kanatlı kuştur. Her ikisini de güçlü tutmak mecburiyetindeyiz.” ifadelerini kullandı.Üniversitelerde fen, mühendislik gibi fakültelerin yanı sıra ilahiyat fakültelerinin de olması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Bu ülkenin insanının dini İslam’dır. İslam dinini bu milletin çocuklarına dosdoğru öğretecek öğretmenlere, yetişmiş insanlara ihtiyacımız var. Dinimiz bizim milletimiz için iman ve ahlak kaynağıdır. Toplumsal birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdır. Dinimizi dosdoğru öğretmeliyiz, onu en iyi öğretecek insanları da iyi yetiştirmeliyiz. Yapmazsak ortalık din bezirganlarına, üfürükçülere, sahtekarlara kalır.” diye konuştu. Günümüzde İslam düşmanlığının bazı ülkelerde, özellikle AB ülkelerinde körüklenmeye çalışıldığını savunan Şahin şöyle devam etti: “Bunun bir takım siyasi nedenleri olabilir. Art düşüncelerin mahsulü olarak yapılabilir ama Müslümanlık adına hareket ettiğini söyleyenlerin hatalarını görmemezlikten mi geleceğiz? Onların din adına yaptığı hataları, cinayetleri göz ardı mı edeceğiz. Din adına hareket eden ve yanlış yapanların yanlışlarını bileceğiz ama İslam’ı bir sevgi ve hoşgörü dini olarak anlatacak olan ilahiyatçıları ve din adamlarını yetiştirmek zorundayız.” TBMM Başkanı Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin temelini atarak anayasal bir görevi de yetine getirdiklerini ifade etti. "ÜNİVERSİTELER İLAHİYATSIZ OLMAZ"AÜ İlahiyat Fakültesi’nin temelinin atılacağını duyduğumda heyecanlandığını ifade eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de hocalık yapmayı içinden geçirdiği eğitim kurumunun açılışının kısmet olduğunu kaydetti. Fakültenin yanı sıra uygulama caminin de yapımını üstlenen Antalyalılara teşekkür eden Görmez, üniversitelerin bütün alanlardaki bilgiyi birleştiren kurumlar olduğuna değindi. Görmez şöyle konuştu: “Üniversiteler farklı musluklardan bilgi akıtan ve ortak bilgi havuzunda birleştirerek insanlığı aydınlatan kurumlardır. Üniversitelerde bilgi havuzuna akan musluklardan biri fizik, matematik, kimya, felsefe, psikoloji ise önemli musluklardan birisi de ilahiyattır. Bilim tarihini okuyanlar bilirler ki ilahiyat fakülteleri üniversitelerin kurucu fakülteleridir. Batıdaki büyük üniversitelerde bu fakülteler vardır ve diğer bölümlerine güç katar. Bu sebeple AÜ bünyesindeki bu açılışı son derece önemsiyorum.” Çağdaş dünyanın neresine gidilirse gidilsin üniversitelerde bir ibadethane yer aldığına, Oxford, Chamridge gibi üniversitelerin kilisesi olduğuna dikkat çeken Görmez, Türk üniversitelerinin kampuslerinde cami bulunmamasının eksiklik olduğunu ifade etti. "CAMİ MİMARİSİ VE ESTETİĞİ SORUNU VAR" Cumhuriyetin Osmanlı’dan 12 bin cami devraldığını, bu sayının köylerdekilerle birlikte 85 bin camiye ulaştığını anlatan Görmek, ancak imari açıdan sıkıntı yaşandığını belirtti. Bunun bir realite olarak karşılarında durduğuna değinen Görmez, “Cami ve mimari, cami ve estetik diye ciddi bir sorunumuz var. Bu sorunun müsebbibi sadece Diyanet İşleri Başkanlığı ya da camileri kazandıranlar değildir. Mimar Sinan gibi, mabet mimarisinde dünyaya en büyük örnekleri sunmuş büyük dehanın torunları olarak üniversitelerin mimarlık fakülteleriyle cumhuriyet dönemine özgü cami estetiği ve mimarisi ortaya koyamamışsak, üniversitelerin de bir eksikliğidir.” dedi. Görmez, mimarlık fakültelerinden bu yönde gelecek yeni cami mimarisi çalışmalarına açık olduklarını ve destek vereceklerini söyledi. AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe de 19 yıl önce açılan ilahiyat fakültesinin temelini atmanın kendilerine nasip olduğunu belirtti. Kurtcephe konuşmasında, “Atalarımız ‘başlama bitirmenin yarısı’ demiş. Bugün başlıyoruz pek yakın sürede bitireceğiz. İlahiyat fakülteleri bir cumhuriyet projesidir. Bu toplumun eğitim hayatına girmiş çok değerli kurumlardır. Atatürk, ‘dinimizi gerçek manada araştıracak öğretecek kurumlara sahip olmalıyız’ der. İşte bu kurumu ilahiyatlardır.” ifadesine yer verdi.Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1992’de kuruldu. Eski rektörler Tuncer Karpuzoğlu, Yaşar Uçar ve Mustafa Akaydın döneminde fakülteyi faaliyete geçirmek için girişimde bulunulmadı. İnşaatının tamamı dernek tarafından yaptırılacak ve 18 ayda tamamlanacak fakülte 2011-2012 eğitim öğretim yılında 50 öğrenciyle eğitime başlayacak. 2 bin 500 cemaat kapasiteli uygulama cami ise Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilecek. CİHAN



