Öğrencileri ilkokul 4. sınıfta iken seçime tabi tutarak Hauptschule, Realschule ve Gymnasium gibi okullara yönlendiren Alman eğitim sistemi en çok göçmen öğrencileri mağdur ediyor. Almanca bilgisi yetersiz olduğundan genelde üniversiteye girme ihtimali yok denecek kadar düşük olan Hauptschule tipi okullara gönderilen göçmen öğrencilerin üniversite hayali daha o yaşta yıkılmış oluyor. Çoğu Türk olan bu çocukların makus talihini ise Türk eğitim gönüllülerinin Almanya'nın dört bir yanında açtığı eğitim merkezleri değiştiriyor. Bunlardan biri de yedi şubesiyle 850 civarında öğrenciye sahip olan Dialog Eğitim Merkezleri. 2009 yılında ünlü ISO 9001 kalite sertifikasına layık görülen Dialog Eğitim Merkezleri'nin başarı öyküleri oldukça çarpıcı. Bunlardan en dikkat çekeni ise Hauptschule'de iken Dialog Eğitim Merkezleri'ne giden ve başarıdan başarıya koşan Muhammed Altuntaş. Vaktiyle, bugün artık mesleki eğitim yeri bile vaat etmeyen Hauptschule'de öğrenci olan ve Almanca, İngilizce ve matematik gibi dersleri geçmekte zorlanan Muhammed Altuntaş, şimdi Köln Üniversitesi'nde doktora unvanına sahip bir öğretim görevlisi. ABD'deki bir üniversitede kürsüsü olan ve 'en genç profesör' unvanına adım adım yaklaşan Altuntaş, tek kelimeyle paylaşılamıyor.
Diyalog Eğitim Merkezleri Genel Müdürü Mehmet Kervan, başarılarının sırrını "Sevgiyle öğretmek, bilginin tadını aldırarak öğrenmeyi sevdirmek, öğrenciyi tanıyıp yetenek ve ihtiyaçlarına göre eğitim vermek" şeklinde özetliyor. Köln'de Türk-Alman Akademisyenler Birliği Derneği (TDAB) çatısı altında faaliyet gösterdiklerini bildiren Kervan, şu anda çoğu Türk olmak üzere 848 öğrencileri olduğunu, bunlardan 20 tanesinin de Alman olduğunu ifade etti. Başarılarının en büyük örneğinin Muhammed Altuntaş olduğunu söyleyen Kervan, şunları söyledi: "Şu an profesör olmaya doğru gidiyor, ABD'de de kendi kürsüsü var, şu an orada. Sadece Muhammed Bey değil, yüze yakın öğretmenimizin büyük bir bölümü, vaktiyle okulda sorun yaşadığı için bize gelen ve kurumlarımızın eğitim desteğiyle okuyup öğretmen olmuş arkadaşlar."
Kervan, Bertelsmann Vakfı'nın Almanya'da 1 milyon 100 bin öğrencinin velisinin, çocuklarını okulun yanı sıra özel eğitim merkezlerine göndererek desteklediğini ortaya koyan araştırmasını da yorumladı. Kervan, Alman velilerin iyi olan öğrencilerinin daha da iyi olması için eğitim merkezlerine gönderirken, Türk velileri çocuğun durumu iyi ise gönderme ihtiyacı duymayıp, kötü durumdaysa gönderdiğini ifade etti.
Dialog Eğitim Merkezleri'nin geçen yıl ISO 9001'e layık görüldüğünü bildiren Kervan, "Matematik, Almanca, İngilizce ve ev ödevine yardım dersleri, ayrıca uyum kursları veriyoruz. Diğer yandan okulu bitirmeden bırakmış olanları açık öğretim liselerine, liseyi bitirenleri üniversiteye hazırlayarak eğitime devam etmelerini sağlıyoruz." şeklinde konuşuyor. 2 bin 500'e yakın üyesi olan Almanya Dershaneler Birliği'nin (VNN e.V) denetleme kurumunda olduklarını bildiren Kervan, fiyatlarının da Alman kurumlarına göre çok daha uygun olduğunu söylüyor. Haftanın dört günü ev ödevi destek kursuna gelen öğrenci için ödenen paranın aylık 90 Euro olduğunu kaydeden Kervan, "Çocuk tüm dersleri alırsa yüzde 50 indirim yapıyoruz ve 320 Euro'luk paketi 160 Euro'ya veriyoruz." diyor.
EĞİTİM SİSTEMİNE ALMAN AİLELER DE GÜVENMİYOR
Eleyici yönteme dayanan ve PISA, IGLU, TIMSS gibi uluslararası eğitim araştırmaları tarafından sert şekilde eleştirilen Alman eğitim sistemine Almanların da güvenmediği ortaya çıktı. Bertelsmann Vakfı'nın, eğitim uzmanları Prof. Dr. Kalus Klemm ve Annemarie Klemm'e yaptırdığı araştırmaya göre Almanya'da 1 milyon 100 bin öğrencinin velisi, çocuklarını okulun yanı sıra özel eğitim merkezlerine göndererek destekliyor. Buna göre eğitim hizmetlerinin yüzde 98'i devlet tarafından yürütüldüğü sanılan Almanya'da her dört öğrenciden biri hayatının en az bir döneminde özel ders alıyor. Bu ek eğitim için Alman veliler yılda toplam 942 milyon ile 1 milyar 468 milyon Euro arasında para harcıyor.
(CİHAN)

