Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Sosyal Hizmetler Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ile İş Müfettişleri Derneği tarafından düzenlenen 'Uluslararası Sosyal Haklar Sempozyumu' Akdeniz Üniversitesi'nde başladı.
Atatürk Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan Mustafa Türkel, cumhuriyetin kuruluşunda bölgeler arası kalkınmışlık dengesini sağlamak için ülkenin dört bir yanına kamu işletmeleri kurulmasına karşın, bu işletmelerin özelleştirilmesi sırasında yerine getirdikleri sosyal sorumlulukların dikkate alınmadığını ileri sürdü.
Bu işletmelerin, özellikle 1980'lerden sonra siyasi müdahaleler ve işçi alımlarıyla hantal bir yapıya kavuşturulduklarını iddia eden Türkel, "Bu işletmelerin sosyal sorumlulukları göz ardı edilerek, bir yok etme operasyonu başladı. Kamu işletmeleri ülkenin sırtında kambur olarak gösterildi. Diyarbakır'daki Tekel İşletmeleri'nin, Van'daki Kundura Fabrikası'nın ülkenin dört bir yanında nasıl sorumluluk taşıdığını kimse anlamak istemedi. İşsizlik, yoksulluk aldı başını gitti. Bu işletmeler daha çok istihdam yaratırken, birer birer kapatıldı ve doğudan, güneydoğudan, Anadolu'nun çeşitli yörelerinden insanlar büyük kentlere göç ederek varoşlarda esrar satmaya başladı." dedi.
Türkel, o bölgelerdeki kamu işletmelerinin zarar bile etse, devlet tarafından desteklenerek yaşatılması gerektiğini de savundu. Bunu savunan sendikaların ve sendikacıların acımasızca eleştirildiğini dile getiren Türkel, kamu işletmelerinin özelleştirilmesinin ardından sendikaların da örgütlü mücadele için yeni arayışlar içine girdiğini dile getirdi.
Türkel, "Sendikalar çıkış yolu arıyoruz. Yoksa biz de dip noktasındayız. Kamu ağırlıklı örgütlü yapının bitiş noktasında yeni arayışlar içindeyiz. Bu noktadan itibaren Türkiye sendikal hareketinde, çalışma hayatında yeni yollar açmazsak bitmeyle karşı karşıyayız. Sendikal hareketin önderleri olarak bizler çoğunlukla yetersiz kalıyoruz. Beyaz yakalı olarak adlandırılan üniversite mezunları artık çalışma hayatında daha çok yer alıyor. Ancak onlar da sendikaları salt işçilerin malıymış gibi gören anlayışa sahipler ve sendikalı olmayı düşünmüyorlar." diye konuştu.
Atatürk Konferans Salonu'ndaki sempozyum 2 gün sürecek. 47 bildirinin sunulacağı sempozyumda sağlık, eğitim, güvenli çalışma koşulları, sosyal güvenlik, barınma başta olmak üzere geniş toplum kesimlerini ilgilendiren konular tartışılacak.
(CİHAN)
