Yaklaşık iki hafta süren Türkiye turu boyunca Greenpeace'in deniz rezervleri önerisini güçlendirecek ve denizlere yönelik tehditleri gündeme getirecek bilimsel araştırmalar yapıldı, kamuoyu bilgilendirildi, yasadışı balıkçılığa karşı eylemler düzenlendi ve deniz rezervleri ağı konusunda hükümetlerin kararlarını etkileme faaliyetleri yürütüldü.
Ayrıca sosyal bilinci arttıracak etkinlikler, paydaş toplantıları düzenlendi ve kıyılardaki tahribatın boyutlarına dikkat çekildi.
Gökova Körfezi gibi var olan koruma alanlarındaki uygulamanın eksikliği üzerinde durularak, tehdit altındaki Sığacık gibi hassas ve değerli deniz alanlarının da acilen korunması gerektiği vurgulandı.
Farklı noktalarda yapılan eylemlerde ise Akdeniz'in en değerli türlerinden olan mavi yüzgeçli orkinosların soyunu tüketen aşırı avlanma, iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkileri ve kıyısal yapılaşmanın risklerine dikkat çekildi.
Rainbow Warrior'ın "Akdeniz'i Koruyalım" turu Malta'da başladı, İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan'dan sonra Türkiye'de devam etti. Geminin Türkiye'deki rotasında ise İstanbul, Gerence, İzmir, Sığacık, Datça ve Marmaris bulunuyordu.
Geminin bundan sonraki durağı ise Lübnan.
Akdeniz'in insanların yarattığı birçok yıkıcı tehditle karşı karşıya bulunduğunu ve acilen korunmaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, "Bugüne kadar alınan önlemler, zarar görmüş deniz kaynaklarının iyileştirilmesi için yeterli değil. Yapılması gereken tamamen koruma altına alınmış büyük ölçekli deniz rezervleri ağının oluşturulması ve bunu oluşturacak siyasi irade. Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler çok geç olmadan harekete geçmek zorundalar." dedi.
(CİHAN)

