Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Hüseyin Üzmez'le birlikte, aynı davada tutuksuz olarak yargılanan mağdur kız B.Ç.'nin annesi sanık Livaze Ç. de hazır bulundu. Esas hakkındaki son savunmasını yapan Hüseyin Üzmez'in avukatı Emin Ali Kav, savunmasını yazılı olarak sundu. Avukat Kav, müvekkilinin beraatini istedi. Müvekkilinin cezalandırılması halinde, maddi hata yönünden beraat etme ihtimali bulunduğunu, tutuklu kalması halinde telafisi olmayan mağduriyetin ortaya çıkacağını söyledi. Üzmez'in hükümle birlikte tahliyesini talep eden avukat Kav'a, yeni bir savunma hazırladıklarını söyleyen avukat Bayram Sabah da katıldı. Bayram Sabah ise savunmasında maüvekkilinin yasama, yargı ve medyanın kurbanı olduğunu belirterek, "Ben bu gün müvekkilimin beraatını istemeyeceğim. Zaten çok ağır bir karar çıkacak. Ama bu yanlış bir karar olacak. Şunu da söylemeliyim ki hukuk bir gün herkese lazım olacaktır." dedi.
Mahkemeden söz isteyen Hüseyin Üzmez ise, "Can benim canım başkaları konuşuyor. Zekat keçisine döndüm." şeklinde tepki gösterdi. Üzmez, daha sonra kendisine söz verildiğinde ise kendisine komplo kurulduğunu iddia ederek, "Ben idamla yargılandığım zamanlarda bile yalan söylemedim. Ben Müslüman bir insanım. Allah şahidim olsun ki yalan söylemiyorum. Bu suçları işlemedim. Önce Allah'ın sonra sizin adaletinize güveniyorum. Bu davanın bazı değişti. Bu bana kurulan bir komplo. Mahkeme devam ederken bir adam yanıma geldi, adliyeden olduğunu söyledi. Sarışın uzun boylu bir adam. Bana dedi ki, 'ben Ahmet Emin Yalman'ın akrabasıyım. Sizinle görüşebilir miyiz' dedi. Bu adamla Barış Manço Kültür Merkezi'nde buluştuk. Bana dedi ki, 'biz kimseyi affetmeyiz. öcümüzü bırakmayız. Seni de affetmeyeceğiz. Bugünlerde sana öyle bir şey yapacağız ki çok şaşıracaksın' dedi. Bu bir komplodur. Ben kaçacak bir insan değilim. Yerim yurdum belli. Ben mahkeme heyetinin yerinde olsam mahkumiyeti hemen kaldırır, duruşmayı ertelerim ve böylece tüm dünya tarafından alkış alırsınız. Tahliyemi istiyorum." diye konuştu.
Üzmez, Başbakan Erdoğan'ın dahi gözlük takıp elbise değiştirdiği zaman toplum içinde tanınmadan gezebileceğini belirterek, "Ancak ben topluma mal olmuş biri olarak nere gitsem tanınırım. Gözümdeki yaradan beni herkes tanır. Toplum içinde alaca danaya dönmüşüm. Bu yüzden tutukluluk halimi kaldırırsanız, dünya sizi alkışlar." şeklinde hakimden tutukluluk halinin kaldırılmasını istedi.
Daha sonra kararı açıklayan mahkeme, Hüseyin Üzmez hakkında 'hürriyeti kısıtlama suçu' açılan davada suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verdi. Mağdurenin ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme biçimde cinsel saldırı suçunu işlediğinin raporlarla sabit olduğunu belirten mahkeme, Üzmez'e 15 yıl hapis verdi. Aynı eylemin birden fazla yapıldığını belirten mahkeme heyeti, cezayı artırarak 15 yıl 9 ay'a çıkardı. Üzmez'in olumlu davranışlarını dikkate alan mahkeme, cezayı 13 yıl 1 ay 15 güne indirdi.
Cinsel istismara yardımcı olmak suçundan aynı davada yargılanan anne Livaze Ç. hakkında ise, suçun oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verildi.
Mağdur B.Ç.'nin avukatı Nevin Cambaz ise alınan karardan memnun olduklarını belirterek, annenin de aynı suça iştirak ettiğini, onun da ceza alması için temyize gideceklerini söyledi.
Mağdur B.Ç'nin babası Bekir Ç. eşi için çıkan tahliye kararından sonra eşi Livaze Ç.'nin çok rahatladığını belirterek, "Eşim bu karardan çok rahatladı. Bundan sonra kızımı sürekli ziyaret ederek eve getirmeye çalışacağım. Eşim için temyize gidelecek. Ayın 28'inde temyiz duruşması var. Ona katılacağım. Suçu olmadığı için temyizde de bu davadan beraat ettiği gibi o davadan da beraat edeceğini umuyoruz.
Bekir Ç., 13 yıl hapis cezası alan Hüseyin Üzmez için de "Yaşlı adam, bu kadar yıl ceza almasına üzüldük. Ancak mahkemenin kararı, yapacak bir şey yok. Allah kurtarsın." şeklinde konuştu. (CİHAN)