Vali Çolak, Bilgen'in eşi Suna ve küçük oğlu İsmail'e başsağlığı diledi. Okunan Kur'an-ı Kerim'in ardından Müftü vekili A.Baki Bilgili dua okudu. Vali Çolak, Bilgen'in eşi Suna Bilgen ve oğlu İsmail'e başsağlığı diledi. Çolak, İsmail'e devlet olarak her zaman yanlarında olduklarını belirtti.
Taziyelerin kabul edildiği yerde açıklamalarda bulunan Vali Çolak, "Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Her zaman büyüklüğünü, adaletini, hoşgörüsünü ve şefkatini göstermiştir. Biz hep böyle Gazze'deki dindaşlarımıza, din kardeşlerimize, dostlarımıza yardım yapmışızdır. Kültürümüzde bu yardımlaşma, dayanışma vardır, kavgaya yer yoktur. Biz hep barıştan yanayız, hep sevgiden yanayızdır. İnancımızda, kültürümüzde, değerlerimizde bu vardır. Hiçbir zaman insanlarımız arasında ırk ayırımcılığı yapmayız. Türk'üydü, Kürd'üydü, Lazı'ydı, Çerkezi'ydi hepsi bizim vatandaşımız. Biz bu kardeşlerimizi kucaklarız. Başımıza musallat olan terör olaylarının arkasında dış güçlerin olduğu bilinmektedir. Daha dikkatli olacağız." dedi.
Daha sonra taziye defterini imzalayan Çolak şunları yazdı: "İsrail'in Gazze'ye ambargosu nedeniyle orada mağdur durumda olan gönüldaşlarımıza insani yardım amacıyla Siirt ilimizden İbrahim Bilgen'in şehit edilmesinden derin üzüntü duyuyoruz. Hemşehrimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ruhu Şad olsun."
İbrahim Bilgen'in Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyan küçük oğlu İsmail de yaptığı açıklamada, babasıyla gurur duyduğunu ve onun gibi ölmek istediğini belirtti. İsmail Bilgen, şunları söyledi: "Allah'a şükür babamın bütün istedikleri oldu denilebilir. Zaten hayatını bu işe vermişti. Daima zulmün karşısında duruyordu. Babamın bir isteği yaşlanmadan ölmekti, inşallah elden ayaktan düşmeden ölürüm diyordu, diğer bir isteği de şehit olmaktı. İlk başta gidenler arasında değildi. Bu kafileye katılmak için çok büyük uğraş verdi. Mersin üzerinden kafileye dahil oldu. Araya hatırlı insanlar koydu. Orada tek amacı vardı, o da Filistinli halka destek vermekti. Ablukayı kırmaktı. İsrail'in yaptığı zulümlere karşı daima durmuş bir insandı. Amacına ulaştı. Onunla konuştuğumda da bakarsın Allah şehadeti nasip eder demişti. Allah dileğini kabul etti. İnşallah Türkiye ve dünya ülkelerinin duruşuyla bu abluka da kırılmış olacak."