Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde geçen hafta Ukrayna’dan gelen Ertuğrul Kurt’un bagaj aramasında, 16 kedi ve 4 köpek bulundu. Aramayı yapan Gümrük Muhafaza görevlileri, hayvanları bir tutanakla Gürpınar’daki DOHAYKO’ya (Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği) teslim etti. Ertuğrul K., Bakırköy Savcılığı’na çıkarıldı!
Ertuğrul Kurt, 6 ay önce bu sahneyi birebir yaşamıştı. Tutanağa göre Kurt, valizin gizli bölmelerine yerleştirdiği 8 kediyi Türkiye’ye sokmaya çalışıyordu. Hayvan ticaretinde Ukrayna, Polonya, Bulgaristan gibi ülkeler kaynak gösteriliyor. Doğu Bloku ülkelerinden 20-30 dolara kaçak olarak getirilen ve petshop’lara satılan kediler 400 ile 500 TL’ye, köpekler ise 750 ile 2 bin TL’ye ‘alıcı’ buluyor. Hayvan hakları savunucuları kaçakçıların tek tek petshoplar yerine, distribütörlerle çalıştığı görüşünde..
HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, söz konusu ticareti ‘Kanlı hayvan ticareti’ olarak nitelendiriyor: “Milyon dolarlara ulaşan bir pazar. Savcılar bu olayları münferit olarak ele alıyor. Oysa bu işte mafyavari bir takım durumlar var. Silahla tehdit edilen veterinerler var. Kaçak yollarla getirilen hayvanlar tek tek petshop’lara satılmıyor. Bu kişiler distribütörlerle çalışıyor.”
Neden bir türlü bitmiyor?
* Kaçakçılığa yönelik yaptırımlar yetersiz, kaçakçılar hafif para cezası ile kurtuluyor.
* Suç organize bir şekilde yürütülüyor, kaçakçı ile satıcılar arasında yakın bir ilişki var.
* Gümrük kapılarında yakalanan hayvanlara 21 günlük karantina uygulanması gerekiyor. Ancak hiçbir gümrük kapısında bu hayvanların tutulması için uygun bir yer yok.
* Petshop’lara ruhsatı il tarım Müdürlüğü veriyor. Denetimi ise il çevre koruma müdürlükleri yapıyor. Ancak ruhsatsız çok sayıda petshop olduğu gibi denetim göstermelik bir biçimde yürütülüyor. DİNÇER GÖKÇE/Radikal