Yahudi geleneklerinin işlendiği sünnet töreninde Dostluk Yurdu Derneği Tiyatro Grubu, bir sünnet törenini canlandırdı. Tören öncesinde katılanlara rutin güvenlik uyarısı yapıldı. Kadın ve erkeklerin ayrı oturduğu törende deprem olasılığına karşı sıraların altına konulan baretler dikkat çekti. Yoğun güvenlik önlemleri altında yapılan törende gazeteciler arandıktan sonra içeri alındı.
Törende konuşan Haham Rav İsak Alauf, 23 sene önce 6 Eylül 1986 tarihinde teröristlerin silahlarıyla ilk kez sarsılan Neva Şalom Sinagogu'nun bugün bir kültür ve barış etkinliğine ev sahipliğini yaptığını belirtti. '11 Ayın Sultanı' Ramazan ile merhamet ayı olan Elul'un 2 yıldır aynı zamana denk geldiğini ifade eden Alauf, katılımcılara törenin anlamı ve yapılışı hakkında bilgi verdi.
OTUZ ÜLKEDE AYNI ANDA TÖREN DÜZENLENDİ
"Brit Mila" diye bilinen törende, bebeği tutan büyük kadın ebeveynlerden 'sandaket' olarak bilinen kişi, bebeği törenin yapılacağı yere getirdi. 'Sandaket' bebeği getirirken herkes ayakta bekledi. Bebek daha sonra 'Sandak' olarak bilinen büyük erkek ebeveyne teslim edildi. Sandak, sünneti gerçekleştiren 'Moel' adı verilen uzman kişiye bebeği teslim etti. Dini büyüklerden izin alan 'Moel' sünnet işlemini gerçekleştirdi. Bu sırada bir din adamı tarafından kutsama duası okundu.
Renkli görüntülerin yaşandığı tören Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün selameti için okunan "Anoten" duasının ardından son buldu. Otuz ülkede aynı zamanda gerçekleştirilen bu törenlerde, bir Yahudi erkeğinin nasıl sünnet olduğu canlandırılıyor.
YAHUDİLERDEN İFTAR
Sünnet töreninin ardından etkinlikler kapsamında Türk Musevi Cemaati, Beyoğlu Evlendirme Dairesi'nde iftar yemeği verdi. İftar yemeğine; Türkiye Hahambaşılığını temsilen Haham Rav İsak Alaluf, Neve Şalom Sinagogu Vakfı Yönetim Kurul Başkan Vekili David Behiri, Neva Şalom Sinogu bitişiğinde bulunan Şahsuvarbey Camii Müezzini Mahmut Kurtoğlu ve çok sayıda Yahudi cemaati mensubu katıldı. Fasıl eşliğinde başlayan iftar yemeği dualarla devam etti.
Müezzin Mahmut Kurtoğlu, iki dinin buluştuğu iftar yemeğinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Bu manzara karşısında yemeğimi bile yiyemedim. Bu görüntü beni çok duygulandırdı. Bizim camimiz sinagogun hemen bitişiğinde bulunuyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu bu günlerde, birlikte yenen iftar yemeğinin anlamı çok büyük." dedi.
Haham İsak Alaluf ise, böylesine güzel bir sofra etrafında toplanmaktan dolayı gurur duyduğunu söyledi. Bir büyüğünün sözüyle sözünü tamamlamak isteyen Alaluf, "Ekmeksiz susuz yaşanabilir; Ancak inançsız yaşanamaz. Yüce Tanrı bizi inançlarımızdan ve doğru yolumuzdan hiçbir zaman ayırmasın." diye konuştu.
Yahudi cemaati mensupları da iftar nedeniyle çok mutlu olduklarını belirtti. Osman Alkan isimli vatandaş, iki dinin iftar yemeğinde buluştuğunu ve geleceğe umutla bakıldığını ifade etti. (CİHAN)
