Hacca gittiğinde Kur'an-ı Kerim'i okuyan eşinin yanında okuyamamanın ezikliğini çok hissettiğini ifade eden Çolpan, mukaddes topraklarda geçen o günlerinde Kur'an okumayı çok istediğini söylüyor. Altı ay önce vefat eden eşinin en büyük arzusunun kendisinin Kur'an okuması olduğunu dile getiren Çolpan, vefat eden eşinin başında Yasin-i Şerif okuyabilmenin hüzünlü sevincini yaşıyor. İhmalkarlıkla şimdiye dek Kur'an öğrenmeyi ertelediğini söyleyen Nihat Çolpan, Avrupa Türk İslam Birliği Rankweil Camii Din Görevlisi Ömer Kayhan'ın teşvikiyle Kur'an eğitimine başladığını ifade ediyor. Çolpan, "Başlarda inanmıyordum ama hocamız 'hele bir denesen bir şey kaybetmezsin' dedi. Hamdolsun öğrendik, ömrüm yeterse Yasin'i, Fetih Suresi'ni, Tebareke'yi, Amme cüzünün hepsini ezberlemek istiyorum. Şu an Rabbimin inayetiyle bunları hedefime koymuş durumdayım" şeklinde konuşuyor.
Ömer Kayhan ise, Çolpan'ın yaşlılığını öne sürerek derslere devam etmekten vazgeçmek istediğini dile getiriyor. Çolpan, "Halbuki kendisi bu yaşta Alp Dağlarına çıkıp kayak yapacak kadar zinde ve alabildiğine zeki biri. Bunları anlatarak ikna ettik ve sonunda derslere başladık. Tabi öğrendikçe iştahı arttı. Altı ay evvel rahmetlik olan hanımı, eşindeki bu manevi güzelliğe şahit olunca bize çok dua etti." diyor. Kur'an'ı Kerim okumayı öğrendikten sonra dünyasının çok zenginleştiğini söyleyen Nihat Çolpan "Kur'an-ı Kerim'i Arapça aslından okumak meğer ne kadar zevkliymiş. Bunu bilmiyormuşum ve şu an Arapça okurken çok haz alıyorum. Cenabı Hak nasip ederse bakarsın hafızlık bile nasip olur, tabi bu yaşta ne kadar mümkün bilemiyorum. Ama öncelikli hedefim tecvidi, mahreçleri güzelce oturtmak" şeklinde konuşuyor.
(CİHAN)
