BASIN AÇIKLAMASI
YURT PARTİSİ GENEL BAŞKANI SADETTİN TANTAN:
“ADRESE TESLİM SUİKAST MI OLUR?”
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarını değerlendirdi. Tantan, “Böyle adrese teslim suikast mı olur? İnandırıcı değil” dedi. Tantan, “açılım”, “tekel işçilerinin eylemi” konusunda da basına uayrılarda bulundu.
İçişleri eski Bakanı Sadetten Tantan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarını, “Böyle adrese teslim suikast mi olur? İnandırıcı değil. Bu olay, Türkiye'nin iç ve dış tehditlere karşı nasıl savunmasız olduğunu gösterir. Türkiye'nin güvenlik stratejisinin ne halde olduğu gösterir” sözleri ile değerlendirdi.
Tantan, şöyle konuştu:
“Böyle adrese teslim suikast olur mu? Önce bunun yanıtını vermek lazım. Her şeyden önce şunu ortaya çıkarmak lazım. Türkiye'de güvenlik anlayışı nedir? Güvenlik stratejisi nedir? Türkiye'nin iç ve dış güvenlik stratejisi nedir? Bunları sorgulamak gerekiyor. Bunların ciddi bir şekilde masaya yatırılması gerekiyor. Türkiye'de toplumu korumak için, bireyi korumak için ne yapılıyor. Burada önemli olan suikastın, bir milletvekiline yada bakana yapılması değil. Önemli olanın toplumun ne kadar korunduğu. Bunlar hep devletin alt yapısındaki eksikliklerden dolayı meydana geliyor. İran'a bakın, ne kadar tartışsak da halkını korumak için güçlü kalabilmek için nükleer silah yaratma çabasında. Tüm dünyayı karşına almaya da hazır. Kendi ülkesinde bir savaş tehdidine karşın, dünyanın en kuvvetli silahı olarak söylenen nükleer silah yaratmak istiyor. Tehditleri ortadan kaldırmak için.”
Tantan, ayrıca bir ülkede güvenlik stratejisinin olmadığı takdirde de ekonomik kalkınmanın, sosyal kalkınmanın, bireysel ve toplumsal kalkınmanın da olamayacağını öne sürdü.
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, “açılım” tartışmalarının geldiği noktayı da şöyle değerlendirdi ve parlamentonun işlevini yitirdiğini söyledi: “İktidar, neden PKK'lılarla görüşme çabası içerisindedir? Bir ülke iç ve dış güvenlik stratejisini belirlememişse, her taraftan içten ve dıştan tehdide açıktır. Genelkurmay Başkanı çıkıyor 'Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asimetrik psikolojik harekat' yürütülüyor diyorsa ve parlamento buna bir çözüm üretmiyorsa, 'otomatik olarak görevini yapmıyor' demektir. Bu da parlemantonun işlevini yitirdiğini gösteririr. Cumhurbaşkanı da açılıma ilişkin 'tarihi fırsat' diyor ve parlamento Cumhurbaşkanını, Meclis'e çağırıp “bu tarihi fırsatı bize de anlatır mısın?” demiyorsa, parlamentonun görevini gene bitirmiştir. Cumhurbaşkanı'nın ve Genelkurmay Başkanı'nın bu tarz açıklamaları, hükümetin görev yapamaz duruma geldiğini gösterir.”
Sadettin Tantan, açılama ilişkin muhalefet partilerini de sessiz kalmakla suçlayarak, “Parlamentodaki partilerin siyasi partilerin sessizliği çok tehlikeli. İktidar partisi zaten tutsak. Ama muhalefet partilerinin sessizliği en büyük tehlike” dedi.
“TEKEL İŞÇİLERİ HAKLI”
Tantan, TEKEL işçilerinin 10 gündür devam eden eylemlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede de, hükümetin işçilerin haklarını “gasp” ettiğini söyledi. Tantan, “Bu olay, AKP'nin demokratikleşme söyleminin tamamen palavra olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi ve şöyle konuştu:
“Türkiye'de özelleştirme mantığı nedir. Sen özelleştirme yapıyorsun şu kadar para istiyorsun ve böylece sosyal sermayeyi yok ediyorsun. Sonra işçileri cezalandırıyorsun. Seninde itibarin sarsılıyor. İşçilere kaba kuvvet kullanıyorsun diye. Ama hükümet bunu akıl edemiyor. Bu hatalar geçmişte de yaşandı. Buradaki en büyük sıkıntı matematiksel düşünme 'ben bunu sattım iş bitti' diye. Bu kadar birikim ne olacak? Ülkenin kalkınması sosyal sermaye ile olur. Sen onu görmüyorsun. AB'ye girmek istiyorsun. AB'nin koyduğu temel felsefeler var. AB'nin özellikle emekle ilgili bazı çerçeveler ortaya koymuş. 'AB'ye gireceğim diyorsun' ama bütün bu hakları görmezden gelerek, işçilerin haklarını gasp ediyorsun. Onları yıkıp geçiyorsun.”