Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Teknik Elemanlar Derneği'nde basın toplantısı düzenleyen Hüdaverdi Şen, YÖK'ün almış olduğu karara millet olarak çok sevindiklerini; ancak bu sevincin Kurban Bayramı öncesinde Danıştay tarafından hüzne dönüştürüldüğünü belirterek, "İstanbul Barosu'nun -ilgi alanına girmemesine rağmen- açmış olduğu dava ile YÖK'ün katsayı adaletsizliğini kaldıran kararı iptal etmeyi istemesi, hukukçu kimliklerine yakışmadığı gibi 28 Şubat günlerine duydukları özlemleri de yansıtmaktadır. Katsayı uygulamasının geri getirilmesi meslek liselilerde büyük bir üzüntüye yol açmıştır. Katsayı uygulamasına ilk geçildiği tarihte dahi kazanılmış haklar korunmamış, haklı beklentiye sahip bireylerin durumları hukuki koruma altına alınmıştır. Geçmişteki ideolojik düzenleme ve bu düzenlemeden vazgeçmeyen Danıştay kararı ile, eşitlik ilkesine ve eğitimde eşitliği vurgulayan uluslar arası sözleşmelere tamamen aykırılık teşkil etmektedir." diye konuştu.
Kanun yapma yetkisini elinde bulunduranları derhal bir kanun değişikliği yapmaya, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45. maddesine katsayı eşitliğine dair açık bir hüküm eklemeye ve Danıştay engelini bertaraf etmeye davet eden Şen, şunları söyledi: "Hiçbir yasak kalıcı değildir. Son günlerde ülkemizde yaşananlar, Türkiye'de temel haklar ve özgürlükler önünde ciddi bir bürokratik oligarşi barikatının bulunduğu gerçeğini bir kere daha göstermiştir. Bu kararı alanlar da eşitlik ve adalet ilkesine aykırı uygulamaları, söz ve eylemleriyle destekleyenler de bilmelidirler ki kimliğine ve iradesine sahip çıkanlar dayatmaya boyun eğmeyecek, hakları ve özgürlükleri için mücadele etmeyi sürdüreceklerdir. Ve hiç unutulmasın ki inançlara, düşüncelere, insan onuru ve özgürlüğüne zincir vurmaya kalkanları sonuçta tarih yargılayacaktır."
(CİHAN)