ZKÜ Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü'ndeki laboratuvarın araştırma ekibi sorumlusu Doç. Dr. Kutoğlu, laboratuvar binasında düzenlediği basın toplantısında, afetlerde can kayıplarını önlemek için insanların ciddi bir eğitim sürecinden geçirilmesi gerektiğini söyledi. İnsanlara, dere yatağına, heyelan bölgelerine ve afetlere maruz kalması muhtemel yerlere ev yapmaması yönünde bir kere daha eğitim seferberliği başlatılması gerektiğini belirten Kutoğlu, "Buna üniversiteler öncülük edebilirler. Mesela insanları birebir el broşürleriyle bilgilendirebilirler ya da eğitim seminerleri veya konferanslar vererek bilinçlendirme yapılabilir. Ama en başından genç nesillere basit kurallara uymanın önemi iyice aşılanması gerekiyor" diye konuştu.
Doç. Dr. Kutoğlu, 2009 yılı başında kurulan Afet İzleme ve Araştırma Laboratuvarı'nın uzaydan konumlama ve görüntüleme teknolojilerini kullanarak, afetler öncesi erken uyarı yapabilmeyi amaçladığını, Avrupa'nın ortasında sürekli gözlem yapan bir GPS (Küresel Yer Belirleme Sistemi) istasyonuna bağlı binlerce kilometre öteden milimetre mertebesinde konumlamalar yapabildiklerini kaydetti. Doç. Dr. Hakan Kutoğlu, şu bilgiyi verdi:
''Uzaydan verilen uydu görüntülerini kullanarak yeryüzündeki deformasyon ve kıyı değişimlerini izlememiz de mümkün. Afet risklerinin belirlenmesine ve azaltılmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Ancak bunlar kısıtlı imkanlar nedeniyle dar kapsamlı oluyor. Yerel yönetimlerden destek istiyoruz. Yerel yönetimler ciddi tedbirler almak istiyorlarsa kentlerimizin acilen afet risk haritalarını oluşturması ve buna uygun acil eylem planlarını uygulamaları gerekir. Karadeniz'de sel risk oluştururken başka kentlerde farklı risk faktörleri söz konusudur. Bunların risk haritaları acilen çıkarılmalıdır. Uydu görüntüleri, adedi 3 bin ve 5 bin dolar civarındaki pahalı verilerdir. Yerel yönetimlerin desteğiyle uydularla belirli aralıklarla izleme yapılarak risk haritaları oluşturulması gerekiyor.''
Son yaşanan sel felaketlerinin afetlere ne kadar hazırlıksız olunduğunu gösterdiğine dikkati çeken Kutoğlu, her kentin kendine özgü afet risk faktörü bulunduğuna işaret ederek, "Örneğin Karadeniz Bölgesi'nde ormanlık alanların içine fındık alanları açılması, sel ve heyelan riskini artırıyor. Topoğrafik özellikler dikkate alınmadan yapılan kara yolları, yoğun yağışlarda dere yatağı işlevi görerek suların alçak noktalara toplanmasını kolaylaştırmaktadır. Topoğrafyanın kendine özgü suyu boşaltma yolları vardır. Yağmur yağar ve su toplama çizgilerinden denize ulaşır. Siz doğal olmayan biçimde kara yollarıyla bunların önünü keserseniz, o zaman su denize ulaşmak yerine kara yolunu doğal nehir haline getirecek ve suyu bölgedeki en alçak noktada toplayacak. Oralarda da göllenmeye neden olacaktır. Buraların tespit edilip suyun denizle buluşmasını sağlayacak önlemlerin alınması, kentte su altında kalacak çukur bölgelerde gerekli düzenlemelerin yapılması şarttır.'' diye konuştu.
"YÖNETİCİLER, KARADENİZ'İN YÜKSELMESİNİ DİKKATE ALMALI"
Karadeniz'in okyanuslardan 3-5 kat daha hızlı yükselen bir deniz olduğuna değinen Kutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Farkında olmadan Karadeniz yükseliyor. Dolayısıyla deniz kıyısındaki mühendislik yapılarımız gelecek on yıllar için de tehdit altındadır. Karadeniz'in okyanuslara göre çok daha hızlı yükselmesi bölgedeki kıyı kentleri için gelecekte risk faktörü olacaktır. Bu yollar vergilerimizle yapıldığı için bugünden tedbirini almamız lazım. Deniz kıyısındaki risk haritalarının da oluşturulması gerekiyor. Karadeniz'de 3.5 ile 4.5 milimetre tespit edilmiş yükselme söz konusu. İngiltere hükümeti denizlerdeki yükselmeleri düşünerek gelecekte kıyı kesimlerine kara yolu ve benzeri yapılar yapmama kararı aldı. Karadeniz'in yükselmesi böyle devam ederse 10 yıl sonra deniz 5 santimetre yükselecektir. Böylece su 5 metre daha içeri girecek. Bu verilere göre, Karadeniz sahil yolunun ne kadar risk altında olduğuna yönelik de simülasyon çalışmaları yapılması gerekir.''
Doç. Dr. Kutoğlu, gazetecilerin sorusu üzerine, özellikle Karadeniz'in en batısından Artvin'e kadar yoğun yağış durumunda her an selle karşılaşabileceğini ifade etti. Öte yandan, gazetecilere afet riskiyle ilgili çalışmalar yapan Yrd. Doç. Dr. Hakan Akçın da bilgisayar üzerinden riskleri sıraladı.
(CİHAN)

