1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Erdoğan'dan İslam Dünyası'na tarihi çağrı
Erdoğandan İslam Dünyasına tarihi çağrı

Erdoğan'dan İslam Dünyası'na tarihi çağrı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 13. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu.

A+A-

İŞTE Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan o satır başları:

12. Dönem başkanlığı için ortaya koyduğu faaliyet ve çabaları için Mısır'a teşekkür ediyorum. Filistin ve Kudüs konulu İİT 5. Olağanüstü zirvesine ev sahipliği yapan Endonezya'ya şükranlarımı sunuyorum. Zirvenin insanlığın huzuruna, güvenliğine, refahına hepimiz için hayırlı bir geleceğe vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Bu duaya herzamankinden çok ihtiyacımız olduğu günlerden geçiyoruz. Zirvenin temasını oluşturan adalet ve barış kavramının içini doldurmakta acele etmeliyiz. Dünyanın dört bir yanından mağdurların, mazlumların çığlıkları yükseliyor. Bu çığlıkların, görüntülerin kahir ekseriyeti Müslümanlara aittir. İslam dünyası şu an yüzünü İstanbul'a dönerek bu zirveden çıkacak kararları bekliyor. Müslümanlar olarak üstesinden gelmemiz gereken sorunların başında mezhepçilik, ırkçılık fitnesi geliyor. Benim dinim sünnilik de değildir, şiilik de değildir. Benim dinim İslam'dır. Ben 700 milyon kardeşim gibi sadece ve sadece bir müslümanım.

BU EMİRLERİ AÇIKÇA İHLAL EDEN İSLAMI TEMSİL EDEMEZ

Peygamber efendimizin hitap ettiği 'Müslüman müslümanın kardeşidir. Bir müslümanın kardeşinin kanı da malı da helal olmaz' sözüne kulak vermemiz lazım. İslam adına mazlumlara saldıran. Onların canlarına kasteden, mallarını yağmalayan terör örgütleri asla bu mukaddes dinin temsilcisi olamaz. Bizim dinimiz barış dinidir, sulh dinidir. Bizim peygamberimiz barış elçisidir. Allah adaleti, iyiliği, doğruluğu, yardımlaşmayı emrediyor. Buna karşılık çirkin işleri, kötülüğü, haksızlığı yasaklıyor. Bu emirleri açıkça ihlal eden hiç kimse İslam adına hareket edemez, Müslümanlara da faydalı olamaz. Bizler İslam ülkeleri olarak birbirimize düşersek umudunu bu ülkeler bağlamış insanlar daha da mağdur olacaktır. Bölücü değil birleştirici olmalıyız. Husumeti değil muhabbeti güçlendirmeliyiz. Bundan zarar gören sadece Müslümanlardır, sadece İslam ülkeleridir. Düşmanları çoğaltmak, düşmanları da azaltmak durumundayız. Bugünkü zirve toplantımızın tüm müslümanların birliği, beraberliği, kardeşliği, dayanışma noktasında bir dönüm noktası olmasını Allah'tan temenni ediyorum.

BOKO HARAM, ŞEBAP, PKK, DHKP/C AYNI ÖRGÜTLERDİR

DAEŞ, Boko Haram ve Şebap gibi örgütleri aynı kapsamda görüyoruz. Bu örgütlerin tüm zararları Müslümanlaradır. Biz dünyanın hiçbir yerinde masum insanlara yönelen hiçbir eylemi tasvip etmiyoruz. Bu tür eylemlere tevessül edenleri inançlarına, söylemlerine bakmaksızın terörist olarak nitelendiriyoruz. Bizim ülkemizde PKK, DHKP/C gibi çeşitli terör örgütleri var. Irak'ta ve Suriye'de farklı isimler altında çok sayıda terör örgütü Avrupa başta olmak üzere çeşitli ülkelerde faaliyet gösteriyor. Bunların tamamı ve Müslümanların ortak düşmanıdır. Avrupa'nın terör örgütleri karşısında ikircikli bir tutum içerisine girdiklerini görüyorum. Nükleer Güvenlik toplantısında Paris'teki terör eyleminden bahsediyorlar, Brüksel'den bahsediyorlar ama Ankara, İstanbul ve Lahor'daki terör eyleminden bahsetmiyorlar. Kaldı ki buralarda yüzlerce insan öldü. Brüksel ve Paris'te birisinde 9, diğerinde 30 kişi öldü. Ama bir kişinin ölümü tüm insanlığı ölümü gibidir. Onları söylerken Ankara, İstanbul ve Lahor'u niye söylemiyorsunuz.

ADİL BİR DÜNYA İÇİN BM'NİN REVİZE EDİLMESİ ŞARTTIR

İslam ülkelerinde yaşanan teröre karşı İslam ittifakı girişimi aracılığıyla çözümü kendimiz üretmeliyiz. Niçin Müslüman olarak aramızdaki bu tür itilaflarda, terör eylemlerinde başkalarından yardım bekliyoruz. Biz müdahale etmiyoruz, başkaları müdahale ediyorlar. Onlar oralara petrol için müdahale ediyorlar. Aramızdaki huzuru sağlamak için değil. Burada hassas olmamız lazım. Bu girişimin tüm ülkelerin ortak sorunu olan teröre karşı olduğunu ifade etmek istiyorum. Bugün Müslümanlar dünyanın birçok yerinde. Adaletsizliğe ve çifte standarda maruz kaldıkları duygusu içerisindeler. Kendi ülkelerinde zulüm yaşayan Müslümanlar batı ülkelerine gitmelerinin yollarını arıyorlar. Batı ülkelerinde ise İslamafobi yaygınlaşıyor. Temsil adaletsizliği de Müsülmanlar arasında önemli bir rahatsızlık sebebidir. BM Güvenlik Konseyi'ne dünya nüfusunun dörtte birini teşkil eden tek bir daimi temsilcisi var mı? Geçici üye olmanın bir anlamı var mı? Karar 5 üyeden 1 tanesi olumsuz davransa iş bitti. Diyorum ki, dünya 5'ten büyüktür. Adil bir dünya bekliyorsak BM'nin revize edilmesi şarttır. Adil bir dünya bekliyorsak bunu yapmamız şarttır. BM Güvenlik Konseyi yapısının, dünya nüfusunun coğrafi ve dini dağılımı gözönünde bulundurularak yeniden yapılandırması çağrımı yapıyorum.

İSLAM KADIN KONFERANSI OLUŞTURULMASINI TEKLİF EDİYORUM

Bizde bir söz var 'süt ağlayan bebeğe verilir'. Öyleyse hakkımızı aramının mücadelesini vereceğiz. Öncelikle güvenlik, adalet ve kalkınma konularına özel önem vermemiz gerekiyor. Adaletten umudunu kesen insanların terör örgütlerinin istismarına açık hale gelmesi kaçınılmazdır. Kardeşliği sadece sözde bırakmamalıyız. Teknik, ticari, ekonomik, kültürel, sosyal tüm boyutlarıyla gerçek anlamda hayata geçirmeliyiz. İslam işbirliği Teşkilatı örgütleri bu dayanışmayı en güzel şekilde ortaya koymalıdır. Gençlerimizi iyiliği emreden kötülükten sakınan özgüven sahibi olarak yetiştirmeliyiz. Kadının eğitimden iş alanına kadar çok daha etkin roller üstlenmesi için hep beraber gayret etmeliyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı'na bir teklifim var. İİT'nin bir kadın konseyi toplantısı yapılmamıştır. İstanbul'da bir kadın konferansı oluşturulmasını teklif ediyoruz. Müslümanların kadın olarak kendi kadınlarının dertlerini ortaya koyabilecekleri, bir teşkilatının, bir konseyinin olması şarttır diye düşünüyorum. Kadınlarla ilgili sorunları biz mi konuşacağız? Bırakalım da onları hanımlar konuşsunlar.

İSTANBUL'DA ULUSLARARASI TAHKİM MÜESSESESİ KURMALAYIZ

Kalkınma için fonu genişleterek mağdurların ve mazlumların daha fazla yanında yer almalıyız. Küresel ekonominin işleyişinde önemli rol olan tahkim sistemini kendi aramızda da oluşturmalıyız. Niye biz dışarıda kurulan tahkim sistemlerine kendi sorumlarını havale ediyoruz. İstanbul'da bir uluslararası tahkim müessesseni kurulmasını teklif ediyoruz. İslam Kalkınma Bankası'nın bu çalışmaların desteklenmesi konusunda daha aktif kullanmalıyız. İİT 2025 eylem programının hazırlıklarının tamamlanması önemlidir. İSEDEK'ın 2012 yılında kabul edilen eylem planını, faaliyetlerini bizzat takip edeceğim. Filistinli kardeşlerimizin İsrail işgali altında yaşamakta oldukları zulüm İslam aleminin bağrında bir yara olmaya devam etmektedir. Müslümanlar olarak Harem-i Şerif'in ve Kudüs'ün muhafazası için daha fazla gayret sarfetmeliyiz. İİT olarak diğer coğrafyalarda hakları ve gelecekleri için mücadele eden müslüman topluluklara daha fazla sahip çıkmalıyız. KKTC'deki kardeşlerimize karşı on yıllardır uygulanan izolasyonunu hep birlikte kırmalıyız. Adada kalıcı ve adil çözüme katkıda bulunmak tüm Müslümanların ortak sorumluluğudur. Akdeniz ve Ege'de Avrupa'ya gitmeye çalışanların neredeyse tamamının Müslümanlardan oluşması utanç kaynağıdır. Biz Akdeniz'den 100 bin insan topladık. Ümmetin sorumluluğunun üstlendiğimizin bilinciyle tüm meseleleri burada görüşmeli, alacağımız kararları süratle harekete geçirmeliyiz. Adaleti ve barışı tesis etmek için inşallah hep birlikte çalışacağız. Allah yâr ve yardımcımız olsun. İslam zirvesinin müslümanlar ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.