24 Nisan 2026
Altın 6834.68
BIST 12433.5
Dolar 45.0306
Euro 52.7516
Sterlin 60.8307
Ankara 15°C

Yumaklı: Fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için toleransımız olmayacak

Yumaklı: Fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için toleransımız olmayacak
BAKAN Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için toleransımız olmayacak." dedi.

Antalya

Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi.

Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti.

Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu.

Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi.

"Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldık"

Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi.

Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti.

İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi.

Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi.

Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti.

Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

"Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi bir toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikayet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum."

"İnsanımızın menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz"

Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi.

Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.

Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti.

Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu.

Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi.

Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti.

Bakan Yumaklı, BATEM'i ziyaretinde konuştu

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü de (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.

Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı.

Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi.

Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı.

Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu:

“Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz.”

Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu.

BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi.

BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi.

Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

AA

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir