Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

BABA ACISI..

A+A-

İşte Sevgili Babam

BABA ACISI

Rahmetli babamın ardından..

Hani derler ya ‘kolum kanadım kırıldı’ diye işte aynen öyle oldum. Babamı kaybettim. Genç hatta çocuk yaşta babasız kalan çocuklar gibi değildim ama yine de kırıldı kolum kanadım. Hani bir kere daha sarılsaydım, biraz daha koklasaydım ya da hiç olmazsa bu haftaki Fenerbahçe maçını da yine hep birlikte seyretseydik babam, ben ve oğlum Erkutcan . Olmadı olamadı.. Babam Bekir Sıtkı Kalaycı yakalandığı amansız hastalıktan dolayı Fatih Üniversitesi Hastanesi’nin 5. katındaki 26 numaralı odasında hayata gözlerini yumdu. Son nefesini bile verirken mütevazılığini, beyefendiliğini bırakmadı.

Babadan oğla son sözler;

Hakkın rahmetine kavuştuğu gün ise, eliyle başımı eğip söyleyeceklerini dinlememi istedi. Son sözleri “Oğlum ben artık bu dünyadan gidiyorum. Senden son bir ricam olacak! Ben öldükten sonra kimseyi arama. Sade bir törenle gideyim Hak’ın Huzuruna” dedi. Bekir Sıtkı Kalaycı, son nefesinde bile işte bu inceliği ile yumdu gözlerini hayata.. Dolu dolu yaşadı rahmetli babam. Belki de bir ömre iki ömrü sığdırdı. Konya’nın Seydişehir ilçesi Orta Karaviran’da doğdu babam. Öğrenim hayatını sırasıyla İvriz Köy Enstitüsü, enstitünün bitiminde köy öğretmenliği ve Gazi Üniversitesi’nden mezuniyetle tamamladı. Sonra da mesleğiyle ilgili iş hayatına atıldı. Önce Konya Halk Eğitim Başkanlığı, Adıyaman, Niğde, Urfa Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı’nda uzman, başuzman, genel müdür yardımcılığı, ilköğretim genel müdürü görevlerini anlının akıyla yaptı.

“Beni bağışla anlatacağım”

Babamın meslek yaşamında birebir yaşadığı olayları anlatmak istiyoruz sizlere kısaca sevgili okurlarım. Kendisi Niğde Milli Eğitim Müdürü iken, üstad Necip Fazıl Kısakürek ve yazar Ahmet Kabaklı Niğde’ye gelirler. Halkla bir araya gelecekleri Niğde Kapalı Spor Salonu, kendilerine babam tarafından bizzat tahsis edilir. Ama rahmetlinin bu olaydan sonra başına da gelmedik kalmaz. Babama pahalı patlar bu tahsis işlemi. Türk kamuoyunun yakından tanıdığı iki aydın insana spor salonu tahsis etmenin bedeli merkeze yani Ankara’ya çekilmek olur. Niğde’deki o güzel günlerin sonudur bizim için bu olay! Kardeşlerimle birlikte ailece evimizi toplar; Ankara’nın yolunu tutarız.

İkinci anlatacağım olay da, en az birincisi kadar ilginç ama bir o kadar da vahimdir. Anlatacağım konu, rahmetli babamı Milli Eğitim Bakanlığı’nda Genel Müdür yapan o dönemin hükümetinin bir genel başkan yardımcısıyla yaşadığı olaydır. Ben de o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’nda Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordum. O günlerde babamın sıkıntısı gözümden kaçmıyordu. “Baba niye sıkılıyorsun? Anlatacağın bir şey varsa dinlerim seni!” dedim. Babam o sıkıntısıyla bana tüm içtenlikle derdini anlatmış rahatlamıştı. Babamı üzen sıkan olay ise, genel müdürlüğü döneminde kendisine bağlı İlköğretim Genel Müdürlüğü Ortopedik Özürlüler Okulları’na ithal malzeme alacakları için ihale açar. Ancak Milliyetçi Cephe Hükümeti’nin en büyük ortağı olan partinin bir milletvekili ve genel başkan yardımcısı tarafından tehdit edilir. Adı bende saklı olan o kişi ihalenin kendi yakınlarına verilmesini ister. Bunun üzerine çok yakın dostu trajik bir şekilde suikasta kurban giden Gümrük ve Tekel Bakanı rahmetli Gün Sazak’a durumu anlatır. Bakan Sazak, babama hemen yanına gelmesini söyler. Babam makamında Gün Sazak’a her şeyi anlatır. Devlet babama sahip çıkar. Sazak olaya müdahale ederek, o iktidarın büyük ortağı genel başkan yardımcısına gereken dersi verir. Bu olay o dönemlerde günün konusu olur.

Rahmetli Gün Sazak, babamı Sayın Alparslan Türkeş’in yanına götürür. İhale ve tehdit süreci dönemin Başbakanı Sayın Süleyman Demirel’e de yansıtılır. Devlet gerekeni yapar ve babama sahip çıkar. Gün Sazak, bu olayı dost sohbetlerinde "Böyle dürüst, namuslu bir insan görmedim. Böyle bir insan bir daha zor bulunur’’ diye anlatır. Babam bunları anlatırken gözleri dolar; ta o yıllara giderdi.  Derdi ki; “Gün Sazak yaşasaydı bu ülkeye başbakan olurdu” Sevgili babacığım, senin hayatından çok kısa iki örnek anlattım okuyucularıma yol arkadaşlarıma umarım bana kızmazsın.

Tayyip Bey’e de hayrandı..

Yazmadan geçemeyeceğim. Babamın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hayranlığı vardı. Bu hayranlık özellikle son dönemlerde ayyuka çıkmıştı. “Oğlum derdi;1965–69 yıllarında Adalet Partisi iktidar oldu. Sayın Süleyman Demirel de acemiydi. Ama Recep Tayyip Erdoğan iktidara kendini çok iyi hazırlamış. Demirel'in, rahmetli Adnan Menderes'in yapamadıklarını, Turgut Özal ve Erdoğan yaptı. Onda rahmetli Adnan Menderes'i görüyorum” derdi.

‘BABAYA SON MEKTUP’

Sevgili babacığım dedim ya, yazımızın başında 'kolum kanadım' kırıldı diye.. Gerçektende öyle oldu. Baba acısı çok zormuş. Ben, ailem ve sevenlerin seni çok özleyeceğiz. Kokunu bizlere dokunuşunu hep arayacağız. Ama şunu sakın unutma. Ben ve torunların, başın dik yürüdüğün o yoldan peşin sıra geleceğiz. O yoldan asla çıkmayacağız. Mekânın cennet olsun. Nur içinde yat.

 Oğlun Aykut Onur Kalaycı

YAZARIN NOTU:

Sevgili okurlarım, yazılarımla ilgili iki önemli maili sizinle paylaşmak istiyorum. Bu maillerin her zaman takipçisi olduğumu bilmenizi istiyorum.

1-)Saygıdeğer Aykut Bey, sesimizi siz duyuruyorsunuz. SAĞOLUN! Yıllar önce Sabiha Gökçen'deki faturalandırmalardan dolayı başmüdürlüğe çekilen müdür yine aynı yerlerde!.. Hata üzerine hata yapan tehlikeli müdür Pendik Gümrüğü'nde, Erenköy'de arkadaşlarımızı yıllarca sömüren şef yine Haydarpaşa'da, Atatürk Havalimanı'nda serbest bölge müdür yardımcısı olan zat ise bizleri Erenköy'de mahvetti!! HANİ GEÇMİŞ İNCELENECEKTİ?? 96 KİŞİ ROTASYONDAN SONRA İLİŞİĞİNİ KESMEDİ. HERŞEY DÜZELECEKTİ AMA YETİMLERİN HAKKI NE OLDU?

2-)Aykut Bey, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki özel fatura vurgununda İzmit-Halkalı-Sabiha Gökçen Havalimanı üçgeninin mimarları çok açık. Bu konunun üzerine giderseniz, çok büyük vurgunlar ortaya çıkar. Devletin kasası haramilere yedirilmez. Saygılarımla..

" Değerli okurlarımız,Aykut Onur Kalaycı'ya her türlü istek, öneri, ihbar ve şikayetlerinizi aykutonurkalayci@gmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum