08 Ocak 2026
Altın 6121.517
BIST 12087.97
Dolar 43.0386
Euro 50.336
Sterlin 57.8173
Ankara 9°C
Baki ŞİMŞEK

Baki ŞİMŞEK

Diğer Yazılar

Adaletin Kırılgan Pusulası: Gümrük Bilirkişiliği, Yolsuzluk ve Sistemin Vebali

Adalet, soyut bir kavramdan ibaret değildir. Adalet, kararlarla ete kemiğe bürünür; mahkeme salonlarında, iddianamelerde, bilirkişi raporlarında hayat bulur ya da can verir. Milyarlarca dolarlık ticaretin, ulusal güvenliğin ve binlerce insanın kaderinin kesiştiği gümrük kapılarında ise adaletin en hassas, en kırılgan pusulası gümrük müşavirinin ve gümrük bilirkişisinin elindedir. Bu pusula doğru yolu gösterdiğinde, devlet hazinesi korunur, masum aklanır, suçlu cezasını bulur. Peki, bu pusula şaştığında, bilerek veya bilmeyerek yanlış istikameti işaret ettiğinde ne olur? İşte o zaman, sadece bir dava kaybedilmez; adalete olan inanç, bir sistemin meşruiyeti ve bir ülkenin itibarı da yara alır.

Bu makalemde, gümrük bilirkişiliği müessesesinin ardındaki görünmeyen dinamikleri, bir uzmanı yolsuzluğa iten insani ve sistemik çaresizlikleri ve bu çürümüşlüğün adalet mekanizmasında yarattığı derin kangreni işleyeceğim. Türk hukuk sisteminde adaletin tecellisi için kritik bir rol üstlenen gümrük bilirkişiliği müessesesinde karşılaşılan mesleki yolsuzluk olgusunu ilgili mevzuat ve etik ilkeler çerçevesinde, yolsuzluğun kaynaklarını, tezahür biçimlerini, hukuki sonuçlarını ve bu sorunla mücadele için geliştirilebilecek çözüm önerilerini detaylı bir şekilde açıklayacağım.

Adli süreçlerde, özellikle teknik ve uzmanlık gerektiren gümrük ve dış ticaret uyuşmazlıklarında, hâkimin veya savcının doğru karar verebilmesi için başvurduğu en önemli delil vasıtalarından biri bilirkişi raporlarıdır. Gümrük mevzuatı gibi son derece karmaşık, sürekli güncellenen ve uluslararası anlaşmalarla iç içe geçmiş bir alanda, gümrük bilirkişisinin tarafsız, objektif ve yetkin bir şekilde sunacağı uzman görüşü, davanın seyrini doğrudan etkileme gücüne sahiptir. Genellikle deneyimli Gümrük Müşavirliği profesyonelleri arasından seçilen bu kişilerin, adalete hizmet etme misyonuyla hareket etmesi beklenir. Ancak, her meslekte olduğu gibi, gümrük bilirkişiliği alanında da mesleki deformasyon, çıkar çatışmaları ve yasa dışı menfaat temini gibi nedenlerle mesleki yolsuzluk vakaları ortaya çıkabilmektedir. Bu durum, sadece bireysel bir suç teşkil etmekle kalmaz, aynı zamanda yargıya olan güveni sarsan, haksız rekabete yol açan ve devletin vergi kayıplarına uğramasına neden olan sistemik bir soruna dönüşme potansiyeli taşır. Bu makalemde, rüşvet, irtikap, haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşme gibi kavramların gümrük bilirkişiliği bağlamındaki yansımalarını, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve diğer ilgili mevzuat ışığında inceleyerek, yaşanan ahlak erozyonu karşısında alınması gereken hukuki ve etik önlemleri tartışacağım.

Bu makalem, sadece kuru bir hukuki analiz değil; aynı zamanda bir uyarı, bir çağrı mahiyetindedir. Neden mi? Çünkü gümrük yolsuzlukları, sadece bireysel bir utanç değil; ülkenin ekonomisini, toplumun güvenini kemiren bir hastalıktır. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu veya yarın çıkartılacak başka bir kanun ve TCK gibi yasalar cezaları koyacak, Kabahatler Kanunu idari tokadı atacak, ama bir bakıyorsunuz ki ahlak erozyonu daha da derinlere kök salıyor. Sebepsiz zenginleşenler çoğalırken, dürüst çalışanlar umutsuzlaşıyor. Gelin, bu konuyu katman katman açalım – nedenlerden başlayarak, karşılaştırmalara ve sert eleştirilere uzanarak.

ANAHTAR KELİMELER: Gümrük Müşavirliği, adli bilirkişilik, uzman görüşü, danışmanlık, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, Meslek Etiği, 5607 sayılı kanun, TCK, Kabahatler Kanunu, rüşvet, irtikap, haksız kazanç, sebepsiz zenginleşme, ahlak erozyonu.

1. GİRİŞ: GÜMRÜK BİLİRKİŞİLİĞİNİN ADALET SİSTEMİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca bilirkişilik, "çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde" başvurulan bir delil elde etme yöntemidir. Gümrük uyuşmazlıkları, bu tanıma mükemmel bir şekilde uyan alanların başında gelir. Eşyanın Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu'nun (GTİP) tespiti, kıymet belirlemesi, menşe kurallarının yorumlanması, anti-damping vergilerinin hesaplanması gibi konular, standart bir hukuk formasyonuna sahip olan hâkim ve savcıların uzmanlık alanı dışındadır.

İşte bu noktada, genellikle uzun yıllar Gümrük Müşavirliği yapmış, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili yüzlerce yönetmelik, tebliğ ve uluslararası sözleşmeye hâkim olan bilirkişiler devreye girer. Onların hazırlayacağı rapor, teknik bir konuyu hukuki karar vericinin anlayabileceği bir dile çevirir. Bu rapor;

  • Bir ithalatçının milyonlarca liralık ek vergi ödeyip ödemeyeceğini,
  • Bir ihracatçının haksız yere vergi iadesi alıp almadığını,
  • Bir sanığın 5607 sayılı kanun kapsamında kaçakçılık suçundan mahkûm olup olmayacağını,
  • Devletin ne kadar vergi geliri kaybına uğradığını

belirleyebilir. Bu denli kritik bir role sahip olan bilirkişinin, uzmanlığının yanı sıra ve hatta daha da önemlisi, dürüstlük ve tarafsızlık zırhını kuşanmış olması gerekir. Raporunun her bir satırı, kişisel çıkarlardan, taraflarla olan ilişkilerden ve maddi beklentilerden arınmış olmalıdır. Aksi takdirde, "adaletin gözü" olması gereken bilirkişi, "adaleti yanıltan bir silaha" dönüşebilir.

2. GÜMRÜK BİLİRKİŞİLİĞİNDE MESLEKİ YOLSUZLUĞUN TEZAHÜR ŞEKİLLERİ

Gümrük bilirkişiliği alanındaki yolsuzluk, farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bu eylemler, genellikle gizlilik içinde yürütülür ve ispatı oldukça zordur. Ancak temel motivasyon, bilirkişinin kendisine tevdi edilen kamu görevini özel bir menfaat, yani haksız kazanç elde etmek için kötüye kullanmasıdır.

2.1. Taraflı ve Gerçeğe Aykırı Rapor Düzenleme: En yaygın ve en tehlikeli yolsuzluk türüdür. Bilirkişi, davanın taraflarından biriyle maddi veya manevi bir menfaat karşılığında anlaşarak, teknik gerçekleri kasten çarpıtan bir rapor hazırlar.

  • Örnek: Düşük vergili bir GTİP'te beyan edilmesi gereken bir eşyayı, ithalatçının beyan ettiği yüksek vergili GTİP'teymiş gibi göstererek firmayı haksız çıkarmak veya tam tersi, yüksek vergili bir eşyayı düşük vergili bir tarife pozisyonundaymış gibi yorumlayarak devleti zarara uğratmak.
  • Örnek: Kaçakçılık davasında, eşyanın niteliğini veya miktarını kasten yanlış değerlendirerek suçun unsurlarının oluşmadığı yönünde bir mütalaa vermek.

Bu eylemin temelinde, yargı makamını aldatarak lehe karar çıkmasını sağlama ve bu hizmet karşılığında rüşvet alma amacı yatar. Alınan menfaat, nakit para olabileceği gibi, gelecekteki danışmanlık işleri için bir söz, değerli bir hediye veya başka bir gayri maddi çıkar da olabilir.

2.2. Çıkar Çatışması: Bilirkişilik, Danışmanlık ve Temsil İlişkisinin İç İçe Geçmesi:
Gümrük bilirkişileri, aktif olarak Gümrük Müşavirliği mesleğini icra eden kişilerdir. Bu durum, doğal bir çıkar çatışması potansiyeli barındırır.

  • Bilirkişi olarak atandığı bir davada, taraflardan birinin veya rakibinin geçmişte veya halihazırda danışmanlık hizmeti verdiği bir firma olması.
  • Bir davada bilirkişilik yaparken, edindiği hassas ticari bilgileri (fiyatlandırma, tedarikçi bilgileri vb.) kendi müşavirlik portföyündeki başka bir müşterinin lehine kullanması.
  • Davayı kaybeden tarafın, gelecekte yaşayacağı benzer sorunlarda "işini sağlama almak için" ilgili bilirkişiye fahiş ücretlerle danışmanlık teklif etmesi.

Bu gibi durumlar, bilirkişinin tarafsızlığını zedeler. Görevi kabul etmeden önce bu tür ilişkileri mahkemeye bildirme yükümlülüğü olmasına rağmen, ek gelir elde etme veya ticari ilişkileri koruma güdüsüyle bu yükümlülük sıklıkla ihlal edilebilmektedir. Bu durum, Meslek Etiği kurallarının açık bir ihlalidir.

2.3. Dosya Üzerinden Pazarlık ve Nüfuz Ticareti: Bazı durumlarda bilirkişi, raporunu yazmadan önce taraflara veya vekillerine gayriresmi yollarla ulaşarak raporun içeriği hakkında pazarlık yapabilir. "Raporu lehinize yazabilirim ama bunun bir bedeli olur" iması veya açık teklifi, Türk Ceza Kanunu'ndaki rüşvet ve koşulları oluşursa irtikap suçlarının tanımına girer. İrtikap, bilirkişinin kamu görevlisi sayıldığı hallerde, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar veya ikna etmesiyle oluşur. Bilirkişinin, "Benim raporum olmadan bu davayı kazanamazsın" şeklinde bir baskı kurması bu duruma örnek teşkil edebilir.

2.4. Sebepsiz Zenginleşme ve Haksız Kazanç: Yolsuzluk eylemleri sonucunda bilirkişinin mal varlığında görülen ve yasal gelirleriyle açıklanamayan artış, sebepsiz zenginleşme ve haksız kazanç şüphesi doğurur. Bu durum, tek başına bir suç olmasa da rüşvet veya görevi kötüye kullanma gibi altta yatan bir suçun önemli bir delili olabilir. Sürekli olarak belirli firmaların lehine raporlar düzenleyen bir bilirkişinin, aynı dönemde lüks bir mülk edinmesi veya yüksek meblağlı banka hareketleri, bir soruşturmanın fitilini ateşleyebilir.

.....................

DEVAM YAZI: 3. MESLEKİ YOLSUZLUĞUN HUKUKİ BOYUTU VE YAPTIRIMLARI

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.