18 Mart 2026
Altın 7090.55
BIST 12433.5
Dolar 44.2231
Euro 51.1538
Sterlin 59.0463
Ankara 14°C

Çanakkale Geçilmez Dedik, Sınırlarımız Kevgire Döndü: Yeter Artık!

Bugün '18 MART'

Yedi düvele "Çanakkale Geçilmez!" diyerek meydan okuyan, bu vatan toprağını emperyalist postallara çiğnetmemek için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi anma günü. Onlar, bu topraklar esaret altına girmesin, bayrak inmesin, ezan susmasın diye en değerli varlıkları olan hayatlarını bir an bile tereddüt etmeden feda ettiler. Onların fedakarlığı, sadece bir askeri zafer değil, aynı zamanda bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun ve bağımsızlık karakterinin en kutsal manifestosuydu. 1915'te Çanakkale'de emperyalist işgalcilere karşı göğsünü siper eden ecdadımız, kanıyla vatanı kurtardı.

O günler geçti, ama bugün ülkemiz işgal altında mı? Hayır!

Türk milleti zulüm görmüyor, tam tersine vergileriyle milyonlarca Suriyeliye bakıyor.

Peki, şehitlerimizin 111 yıl önce bize emanet ettiği bu vatanın bugünkü hali, onların kemiklerini sızlatmıyor mu? Bir yanda Çanakkale'de ölüme koşan bir nesil, diğer yanda vatanını tek kurşun atmadan terk edip, şehitlerimizin torunları olan bizlerin sırtından geçinen milyonlarca sığınmacı gerçeği... Bu nasıl bir tezat, bu nasıl bir vicdan muhasebesidir? Türkiye'de milyonlarca Suriyeli sığınmacı, Türk vatandaşının sırtından geçiniyor. Kızılay kartlarıyla market alışverişi, sağlık hizmetleri, eğitim – hepsi bedava! Bizim vergilerimizle finanse edilen bu lüks hayat, şehitlerimizin mirasına hakaret değil de nedir?

Türk milleti zulüm görmüyor mu? Hayır! Türk milleti enflasyon, işsizlik, pahalılıkla boğuşurken, Suriyeliler sokaklarda rahatça geziyor, iş kuruyor, hatta bazıları Türk kızlarıyla evlenip vatandaşlık peşindeler. Ülke işgal altında mı? Asla! Sınırlar kontrol altında, ordu dimdik ayakta. Ama bu sığınmacı ordusu, demografiyi değiştiriyor, gettolar oluşturuyor, suç oranlarını yükseltiyor.

"Büyük Ortadoğu Projesi" (BOP) adı altında yürütülen planlı bir demografik dönüşümle Türkiye, fiilen sessiz bir işgal altındadır. Ülkelerindeki savaş büyük ölçüde bitmiş olmasına rağmen geri dönmeyen bu kitleler, projenin en görünür aracı haline gelmiştir.

Bu sessiz işgalin faturası ise acı bir şekilde yine bu necip milletin sırtına yüklenmektedir. Kendi vatandaşı asgari ücretin açlık sınırının dahi altında ezilirken, Suriyeli sığınmacıların Türk vatandaşlarının vergileriyle adeta bir imtiyazlı hayat sürdüğü toplumsal vicdanı kanatmaktadır. Ücretsiz sağlık hizmetleri, bedava ilaçlar, sosyal yardımlar ve ceplerine konan paralarla finanse edilen bu düzen, hangi akla hizmet etmektedir? Kendi evladına pazar artıklarıyla yaşamayı reva gören bir anlayış, sığınmacılara nasıl bu denli cömert davranabilmektedir?

En acı olanı da şudur ki; bu adaletsiz düzeni finanse eden vergileri ödeyenler, Çanakkale'de canını siper eden o kahramanların torunları olan bizleriz. Atası bu vatan için şehit düşerken, torunu bugün kendi öz vatanında kirasını ödeyemez, çocuğuna bir lokma ekmeği alırken kırk kez düşünür hale gelmiştir. Milyonlarca insan, faturalar ve hayat pahalılığı altında ezilirken, kendi vergileriyle başkalarına sunulan bu ayrıcalıklara her gün tanıklık etmenin isyanını yaşamaktadır. Bu durum, şehitlerimizin kutsal mirasına ve bu milletin onuruna yapılmış en büyük saygısızlıktır.

Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz: YETER ARTIK! Bu milletin sabrını ve fedakarlığını daha fazla istismar etmeyin. Çanakkale ruhu; kendi vatandaşını yoksulluğa mahkûm edip, vatanının imkanlarını başkalarına ikram etmek değildir.

Çanakkale ruhu; tam bağımsızlıktır, millî onurdur, "Önce Vatan" diyebilme dirayetidir. Bu milletin kıt kanaat biriktirdiği kaynakları, bu milletin kendi öz evlatları için kullanın. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu topraklar sahipsiz değildir ve sahipsiz kalmayacaktır!

Sığınmacılar, savaş bitti, Suriye'ye dönün! Orada evleriniz, topraklarınız sizi bekliyor. Türkiye misafirperverdir, ama sabrı sonsuz değildir. Türk milleti istismara kapalıdır.

Çanakkale'de dedelerimiz "Çanakkale geçilmez!" diye haykırdı; bugün de onların torunları olan bizler "Ülkemiz misafire değil, işgalciye açık değil!" diyoruz.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.